Bugun...


Betül AŞICI

facebook-paylas
KAHVE MOLASI: İYİ BAYRAMLAR
Tarih: 24-05-2026 11:50:00 Güncelleme: 24-05-2026 11:50:00


 

Evet, sevgili okurlar, güzel bir pazar sabahından, yağışlı bir İstanbul'dan hepinize sesleniyorum. Öncelikle herkese iyi pazarlar diliyorum. Malumunuz, bayrama çok az bir zaman kaldı. İşte o yüzden, eski bayram coşkusunu ve heyecanını, tıpkı çocukluğumuzdaki gibi olmasa da, bir nebze olsun içimizde yaşamaya devam ediyoruz. Bayram telaşının içinde olanlar, ister siz olun ister biz olalım, hepimiz aynı heyecanın kıyısında, o eski tatlı telâşın içinde buluyoruz kendimizi.

 

Dokuz günlük tatil fırsatını değerlendirip İstanbul dışına çıkan, memleketine ya da tatil beldelerine koşan bir sürü insan mutlaka olmuştur. Aynı şekilde, evinde kalmayı tercih edip misafir ağırlamak için hazırlık yapanlar da yok değil. İşte tam da bu noktada, eskilerden kalma o tatlı telaşlarımız, misafirlerimizi karşılarken hazırladığımız ikramlar insanın içini yeniden heyecanla dolduruyor. Bilirsiniz ya, hep deriz ya: "Nerede o eski bayramlar, eski adetler?" Keşke o eski bayramları, eski komşulukları yeniden yaşamaya kısmet olsaydı. Keşke o çocukların, bayram şekeri ve harçlığı için kapımızı aralıksız çaldığı, hatta sıraya girdiği günler geri gelseydi. Ama ne yazık ki, artık çocuklarımızın bayramda kapı kapı dolaşmasını bir kenara bırakın, onları dışarı çıkaracak hâlimiz dahi pek kalmadı bu devirde. Bunlar da maalesef yaşanan acı gerçekler.

 

İşte bu yüzden "nostalji" diyoruz, "bayram özlemi" diyoruz. "En güzeli eskilerde kalır," diyoruz ama yine de günümüzde bu güzel adetleri sürdürebilen insanlar mutlaka vardır. Düşünsenize, hâlâ baklavalarımız, güllaçlarımız, kurban etiyle hazırlanan kahvaltı sofralarımız… Bütün ailenin bir araya gelip o bayram sabahı yaptığı o anlamlı kahvaltılar… İşte bunlar, bizi biz yapan, bizi özel kılan o nadide duygulardır. Şimdiki nesil belki biraz hayıflanıyor sabah erken kalkmaya, ama bizim kuşak bu konuda biraz hassastır, değil mi? Biz anadan babadan böyle gördük çünkü: Bayram sabahı kahvaltı sofrasında mutlaka bütün aile fertleri bir arada olmalıdır. Biz büyüklerimizden böyle gördük ve şimdi çocuklarımıza da aynı şeyi aşılamaya çalışıyoruz. Ne var ki, sanırım bu konuda biraz sıkıntı yaşıyoruz. "Sabahın köründe kahvaltı mı olur?" gibisinden söyleniyor çocuklarımız. Ama yine de biz, her zaman söylediğim gibi, geçmişle gelecek arasında birer köprüyüz. Eski örf ve adetlerimizi çocuklarımıza öğretecek olan, artık son kuşak, aradaki bu hassas kuşağız. Geçmişin ve geleceğin bütün zorluklarını çekmiş bir kuşak olduğumuz için bu konudaki hassasiyetimiz de bir o kadar fazla.

 

Büyük işte, vizesi yarıya düşmüş görevlerden bir tanesi de tam olarak budur: Özel günlerimizi, güzel geleneklerimizi yeni nesillere fazlasıyla öğretebilmek, tanıtabilmek ve onlardan sonraki nesillerin de bu örf ve adetlerimizi gönülden yaşatmasını sağlayabilmek. Bayramda kahvaltıdan sonra misafir ağırlamak, tatlı ikramları, kesilen kurbanın etini paylaşmak… O duygu, o neşe, inanın ki paha biçilmezdir. Hele hele günümüzde o kadar çok birlik ve beraberliğe ihtiyacımız varken, belki de bu bayramlar, kırgınlıkları silen, birbirimize olan kinlerimizi unutturan ve bizi yeniden bir araya getiren yegâne değerlerimizdir. Lütfen bilelim ki bu değerlerimize sahip çıkmak, onları gelecek kuşaklarımıza en güzel şekilde aktarmak hepimizin ortak sorumluluğudur.

 

Şimdiden, herkese en içten dileklerimle iyi bayramlar diliyorum.

 

 

asicieminebetul@gmail.com





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
SON YORUMLANANLAR
GAZETEMİZ

İnternet Sitemizin Yeni Hali İle Nasıl Buldunuz?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI